Etkili Pazarlama Teknikleri Bölüm 1: Fiyatlandırma

#İş Yaşamı

İhtiyaçlarımız sürekli yenileniyor. Temel gereksinimlerimizin yanı sıra farklı kategorilerde ürünler bizlere çekici geliyor. Alışverişi seviyoruz. Tüketim çağında manipüle edilmeden yaşamak güç. Bizler, en iyi fiyatla maksimum performansı almak için efor sarf ederken dev bütçelere sahip mega şirketler insanları ikna etmek için yöntemler geliştirmeye devam ediyor. Etrafımız, bizi yönlendirmek isteyen markalarla çevrili. Maruz kaldığımız reklamlar her yerde. Daimi bir iletişim bombardımanı altındayız. Hâl böyleyken, uygulanan pazarlama tekniklerine karşı savunmasız kalmamaya da özen göstermemiz gerekli. İşte, bugün başlayacağımız bu yazı dizisi, yaşantımızda sıklıkla yüz yüze gelebileceğimiz yöntemlerle alakalı olacak. Öyleyse, bizleri satın alma davranışına sevk etmeyi hedefleyen, fiyatlandırma odaklı taktikleri birlikte inceleyelim.

99 TL

İlk sırada, birçoğumuzun yakından tanıdığı psikolojik fiyatlandırma stratejisi var. 99 etkisi olarak da bilinen teknik, yıllardan beri karşımıza çıkıyor. Bu anlamda, bir klasik olduğu söylenebilir. Kısaca özetlemek gerekirse taktiğe göre ürün veya hizmetin fiyatını, ana sayıyı değiştirecek ölçüde az bir farkla düşük yazmak, tutarın olduğundan ucuz görünmesini sağlayabiliyor. 4  değil, 3,99, 1.000 değil 999 gibi… Böylelikle kişilerin fiyatı alt sayıyla ilişkilendirmesi hedefleniyor. Esas rakamın küçüklüğü, ürünü daha cazibeli hâle getirebiliyor.

Tuzak Etkisi

Yine pazarlama dünyasında yaygın bilinen ve ‘’decoy effect’’ olarak adlandırılan bu tekniğe göre iki seçeneğe ek güçlü bir üçüncü öneri sunarak kişilerin kararlarını yönlendirmek mümkün. Aşağıda videosunu ekleyecek olduğum deneyde de görülebileceği üzere, 3 ve 7 dolarlık fiyatlarla iki boy patlamış mısırdan başta küçük olan tercih edilirken 6.5 dolar değerindeki orta boy seçeneği eklendiğinde büyük paket insanlara daha cazip gelmeye başlıyor. Bu da daha çok satış yapılmasını sağlayan yem etkisini ortaya çıkarmış oluyor.

Sıfır Fiyat: Bedavanın Gücü

Satın alınan mal veya hizmete ilave olarak sunulan ücretsiz seçenek, ikna sürecini doğrudan etkileyebiliyor. Bir şeyleri bedavaya elde etmek, kişilere çekici geliyor. Bu dürtünün farkında olan markalar, yeni ürünlerini tanıtmak, pazar paylarını büyütmek, satışlarını artırmak gibi sebeplerle sıfır fiyat etkisinden yararlanabiliyor. E-ticaret platformlarında yoğunlukla gördüğümüz ‘’ücretsiz kargo’’, farklı ortamlarda karşılaşabileceğimiz ‘’bir alana bir bedava’’, ‘’yarısı ücretsiz’’ gibi seçenekler yönteme örnek verilebilir. Müşteri bağlılığı ve satışlara yansıyan olumlu etkileri düşünüldüğünde her iki taraf da dürüstse bence hem üretici hem de tüketici tarafında kazanç sağlayan bir teknik olarak ifade edilebilir.

Çapa Etkisi

Dies ist die Überschrift

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Dies ist die Überschrift

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Çapa etkisi, verileri sabitleme eğilimimize dayanarak algılarımızı yönlendirmeyi hedefliyor. Fenomene göre esasen, gerçeği tam olarak yansıtmayan ilk bilgi karşımıza çıktığında devamında da onu referans alıyoruz. Markalar, bu psikolojik etkiyi kullanmaktan geri durmuyorlar elbette. Bazı muhteşem!? indirimler buna örnek verilebilir. Kimi zaman şöyle bir etiket görebilirsiniz: ‘’2000 yerine sadece 599’’. Önemli nokta şu ki o ürünün fiyatı hiçbir zaman iki bini görmemiş olabilir. Belki, ilk bakışta 599 tutarı kişilere pahalı gelebilecekken yüksek bir sayıdan o seviyelere düşmesi satın almayı makul pozisyona sokabilir. Benzer bir örnek menüler üzerinden de verilebilir. İnsanlar, menülerin ilk sayfasında, en dikkat çekici yerde pahalı ürünler gördüğünde diğer sayfalardaki daha düşük fiyatlı seçeneklerin uygun olduğunu düşünebilir. Tanıdık bir yöntem değil mi?

Toparlamamız gerekirse, nihayetinde bütün çaba, bizlere daha fazla satış yapmak üzerine kurulu. Bu tekniklerin farkında olmak bir daha dürtülerimize yenik düşmeyeceğimiz anlamına gelmese de en azından ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmek açısından değerli. Manipülasyonlar karşısında elimizi güçlendirebilecek tek şey, bilinçlenmek; ihtiyaçlarımızı yeniden gözden geçirmek ve israfı göz önünde bulundurarak doğru alışveriş yapmak. Dikkatli davranmakta fayda var.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Gardınızı düşürmeyin. 🙂


Alper